- Neden gözlerini kapatıyorsun, diye sordu.
- Problemin kaynağını hissetmeye çalışıyorum, dedim.
- Aç gözlerini ve ayağa bak, dedi. Bu benim uzmanlığımın ilk dersiydi.
- Gözlerin ayağı gözlemlemek için lazım. Gördüklerini aklınla anla. Hislerini karıştırma. Derinleşmek için ustalaşmayı bekle.
Beni özel öğrenciliğine kabul edip sıkı bir eğitimden geçirdi. Bu süreçte, özellikle Batı'da kiminin dokunmaya, kiminin ise dokundurmaya çekindiği ayakların bedene ayna olduğu teorisinin Doğu' da neden gerçek kabul edildiğine dair anılarını dinleme şansım oldu. Tıp kitaplarıyla dolu kütüphanesindeki mesaim, bir başka dostumun, Hakikat ehlinin eserlerini koruduğu kütüphanesi kadar olmasa da, doyurucuydu. Derin sohbetlere ise paha biçilemez, malum...
İkimizi de refleksolojiye başlatan ve devamında tutkun eden şey, başta eşlerimiz olmak üzere tüm insanlığa duyduğumuz saf sevgiydi. Yaradan'ı, yarattığı aracılığıyla yücelten saf sevgi... Böylesi bilinçli bir sevgi ile bu kitabı eline alan herkes, refleksolojist olmaya adaydır.
Ustam I. P. Bahl'in isteği üzerine türkçeleştirdiğim eğitim kitabı 'Ayaklarını Dinle', Refleksoloji uzmanları için altın standarttadır.
Gönüllülere elden sunmaya hazırım.
'BENÖTESİ REFLEKSOLOJİ İLE KENDİN OL (Refleksolojiye Yeni Bir Görüş) adlı kitabımda da Bay Bahl'in 'Ayak Refleksoloji Haritası' nı kullandım. Paylaşalım...



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder